Haberler/Yazarlar/Mehmet YAZICI/Gazeteci dediğin!

Gazeteci dediğin!

9 Nisan 2026
Mehmet YAZICI Ülkede birçok değer yerle bir! Gazetecilik de bu yerle yeksan olan değerlerden maalesef biri! Çürüme öyle bir hal almış ki; Bundan etkilenmemek mümkün değil! Detaylara girmeyelim, Yasama, yürütme, yargı! Tek adam rejimi! Ne derseniz deyin! Sadece boyun değil ki! Devenin neresini düzelteceksin? *** Düşünün işte, Kendi çocuklarına sınav soruları bile değil, direkt soruların cevapları veriliyor! Olur ya diyelim ki çocuk gerizekalı çıktı! Olabilir! Hazır cevapları kağıda yazamasa da sorun değil! O hazır cevapları kağıda dökemeyen embesil! Bu ülkede hiç okula gitmeden istediği üniversiteden, İstediği diplomayı alabilir! *** Sen ise istersen Türkiye birincisi ol, Sınav sonuçların ne olursa olsun, İşe gireyim derken mülakatta elenirsin! Nasıl? Böyle iyi mi? Gerisini var sen düşün! *** Baktık ki madem işin şirazesi çıkmış! Bir de kendi bahçemize bakalım! Acaba bu felaket bizden neler götürmüş? Bu nedenle bizim camiada bir süredir “Gazetecilik” üzerine tartışılıyor! Öyle ya! Bu kadar çürümüşlük içinde bizim sektör nasıl bozulmadan kalsın? Bozulmayı geçtik, düştüğü bu rezil durumdan nasıl kurtulsun! Televizyonlarda bir ton şarlatan! Herkes gazeteci olmuş! Şantaj, montaj, tehdit gırla gidiyor! Birileri buna bir hal, bir çare bulsun! İnsan “Gazeteciyim” demeye utanıyor! *** Biz bunları tartışırken dediler ki; "Her meslek grubunun bir odası var! Bizim de bir meslek odamız olsun! Odaya kaydı olmayanlar gazeteci sayılmasın! Olsun bitsin!” *** Vay anasını! Demek bu kadar kolaydı! Daha önceleri neden aklımıza gelmedi! *** Bu düşünce ilk duyduğunuzda kulağa hoş gelebilir! Ama kazın ayağı öyle değil! Mesleğin onurunu, şerefini kurtaralım derken hepten içine etmeyelim! *** Bir kere, Önce tanımları gözden geçirelim, sıfatları doğru kullanalım, doğru anlayalım! “Gazetecilik nedir?” “Gazeteci kime denir?” *** “Gazetecilik” Terzilik, berberlik, kasaplık gibi bir meslek değildir! Gazetecilik meslekten çok, bir yaşam biçimidir! *** Türk Dil Kurumu der ki: “Gazeteci, haber toplayan, yazan, yorumlayan kimsedir.” Ama bu tanım bize biraz soğuk gelir! Gazeteci, sadece “yazan” değil; Soran, sorgulayan, anlatan, aydınlatan, kamuoyu oluşturan kişidir! *** UNESCO’nun 2019 tanımı daha geniş: “Gazeteci” demiş; “Kamu yararına bilgi üretmek amacıyla bağımsız olarak haber toplayan, doğrulayan ve yayımlayan kişidir.” Yani özünde üç kelime var bunun! Dikkat edin: “Bağımsızlık, doğruluk, kamu yararı…” Bilmem anlatabildim mi? *** Peki! Bir de tersinden bakalım! Kimler Gazeteci değildir? PR metni yazan kişi gazeteci değildir. Haber diye duyuru paylaşan kişi gazeteci değildir. Kimin hoşuna giderse ona göre haber düzenleyen kişi gazeteci değildir. “Yandaş”, “trol”, “tetikçi” gibi sıfatlara sahip kişiler “gazeteci” değildir! *** Başka bir soru! (Dinleyin! Burası önemli!) Gazete patronları da gazeteci midir? Eğer gazetecilik yapıyorlarsa evet! Ama sadece patronluk yapıyorlarsa, medya sahipleri gazeteci değildir! *** Onlar gazete sahipliğini genellikle ekonomik ve siyasal nüfuz aracı olarak görür… Onlar için gazete, “Kamusal hizmet” değil, “Para basma makinesidir.” Bu yüzden editoryal bağımsızlık çöker! Habercilik “Holding ilişkisi’ne döner! Yani patron, gazetecilik yapmayı bırakıp gazetecileri yönetmeye kalkarsa, artık gazeteci değildir. *** Peki! Gazetecilerin onurunu, itibarını, kimliğini, kişiliğini korumak için ortak bir çaba içindeyiz ya hani! Aynaya bakıp söyler misiniz? Siz bunun neresindesiniz? Ve biz bu iki kesimden hangisinin meslek odasını kurmak istiyoruz? Umarım aradaki farkı görebildiniz? *** Özetle: Gazeteci, maaşla, unvanla, basın kartıyla değil; hakikat karşısındaki duruşuyla gazetecidir. Otoriteye boyun eğmez! Halka karşı sorumludur! Gazeteci ile medya sahibi arasındaki fark budur; Biri halk adına konuşur, diğeri halk üzerinden kazanır! Olay budur! ***