Ömer Şan’dan Çernobil Yıl Dönümü Uyarısı: Her Yanımız Felaket
Ankara Kent Konseyi Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan, Çernobil Nükleer Faciası'nın yıl dönümü dolayısıyla çarpıcı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Gazeteci kimliğiyle de bilinen Ömer Şan, yaşam alanlarına müdahale eden her projenin aslında yeni birer 'Çernobil' olduğunu savundu. Şan, doğal dengeyi bozan kar hırsının geleceği yok ettiğini belirtti.
26 Nisan 1986'da Ukrayna'da yaşanan patlamanın etkilerinin bugün hala sürdüğünü hatırlatan Şan, radyasyonun nesilleri tehdit etmeye devam ettiğini vurguladı. Bilimsel raporlara göre ölümcül etkilerin yüzyıllarca süreceğini ifade eden Şan, Karadeniz ve Trakya'daki kanser vakalarına dikkat çekti.
Ömer Şan: Doğa İntikam Almaz Kendini Yeniler
Doğanın bir kin gütmediğini, ancak insanın kendi eliyle hazırladığı felaketlerin sonuçlarını yaşadığını belirten Ömer Şan, nükleer santrallere karşı uyarılarda bulundu. Sinop'tan Mersin'e kadar dayatılan nükleer tesislerin canlı yaşamı katlettiğini ifade etti. Ayrıca Erivan'daki Metsamor Nükleer Santrali'nin pimi çekilmiş bir bomba gibi beklediğini ekledi.
"Yaşamın her alanına müdahale ederek geri dönüşümsüz zarar veren her proje, çalışma veya planlama bizim için bir ‘Çernobil’dir. Afetleri ve krizleri oluşturan, kapitalizmin doyumsuz kazanma hırsıdır!"
Açıklamada Öne Çıkan Kritik Noktalar:
Kanser Tehdidi: Çernobil sonrası Karadeniz ve Trakya'daki her evde kanser ölümlerinin yaşanması.
HES ve Madenler: Doğu Karadeniz'deki HES'lerin ve taş ocaklarının nükleer facialardan farkının olmaması.
Yüksek Gerilim Hatları: Yaylaları ve tarım alanlarını saran enerji nakil hatlarının canlı yaşamına olumsuz etkileri.
Unutulmayan Siyasiler: O dönem radyasyon gerçeğini saklayan ve "çay içerek" halkı yanıltan yöneticilerin tarih önündeki sorumluluğu.
HES ve Taş Ocakları Yeni Birer Yıkım Projesidir
Ömer Şan, özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde yoğunlaşan Hidroelektrik Santralleri (HES) ve maden arama çalışmalarının doğaya geri dönüşü olmayan zararlar verdiğini kaydetti. Bu projelerin sadece çevreyi değil, doğrudan insan sağlığını ve genetiğini tehdit ettiğini savundu. İklim krizinin önüne geçilmek isteniyorsa bu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini belirtti.
Daha yaşanabilir bir dünya için demokratik ve hukuksal mücadelenin süreceğini ifade eden Şan, gerçekleri halktan saklayan zihniyeti bir kez daha kınadı. Ankara Kent Konseyi Çevre ve İklim Meclisi olarak, bilimsel temelli yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Felaket / Proje Türü
Etki Alanı
Temel Risk
Çernobil Faciası
Karadeniz ve Trakya
Kanser ve Genetik Bozukluk
HES ve Madenler
Doğu Karadeniz
Doğal Yaşam Alanı Yıkımı
Metsamor Santrali
Doğu Anadolu Sınırı
Nükleer Sızıntı Tehdidi
Samsun OLAY
Linkler: