Samsun’un sınavı bu!

Samsun OLAY 17 Mayıs 2026
Yazar, Samsun’un güçlü yönlerini (Vali Orhan Tavlı, Bakan Mehmet Muş, Belediye Başkanı Halit Doğan) ve çalışkan vekillerini anlatırken, şehrin görmezden gelinen çevre sorunlarına dikkat çekiyor.

  • Mehmet YAZICI

    Uzun zamandır il dışındayım…

    Basın Konseyi Yüksek Kurulu toplantıları ayda iki kez İstanbul’da yapılıyor…

    Ayrıca üç yıl sürecek bir AB Projemiz için sürekli hareket halindeyiz…

    Çeşitli illerde her ay sürekli toplantılarımız ve eğitim çalışmalarımız var.

    Benim canıma minnet!

    Çanakkale, Ordu, Van, Tokat, Ankara, İzmir, İstanbul geziyorum…

    Haliyle dönüp dolaşıp geldiğimiz yer yine Samsun…

    Bunun iyi yanı şu,

    Samsun dışarıdan nasıl görünüyor?

    Bu sayede anlamak mümkün…

    ***

    Samsun yatırım alan bir il…

    Bunun için şanslı da sayılabilir…

    Belediye Başkanı Halit Doğan güzel işler yapıyor…

    Genç ve dinamik…

    Bunu iyi değerlendiriyor…

    Ancak, çok iş yapanlar bizde daha çok eleştirilir!

    ***

    Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı

    Samsun Milletvekili Mehmet Muş Samsun’un gelişimi için önemli bir etken…

    İyi ki Samsun’dan aday gösterilmiş!

    Ankara’da etkili bir isim…

    Bu da Samsun için bir şans!

    Sadece Mehmet Muş değil, diğerleri de öyle.

    İktidarı da muhalefeti de…

    ***

    Samsun Gazeteciler Cemiyeti’nin paydaşı olduğu,

    Karadeniz Yeni Ufuklar Derneği ile birlikte yaptığımız bir proje daha var;

    “Mecliste Kadın İzi” Projesi kapsamında geçtiğimiz ay TBMM’deydik…

    (Bu konuyu ayrı bir yazıda sizlerle paylaşmak isterim)

    Tüm vekillerimizle tek tek görüştük…

    CHP’li Murat Çan Silivri’de nöbetteydi, görüşemedik o yüzden!

    Çiğdem Karaaslan, Erhan Usta, Mehmet Karaman,

    Ersan Aksu, İlyas Topsakal, Orhan Kırcalı, Yusuf Ziya Yılmaz…

    Hepsi kendi alanında tecrübeli, başarılı, uzman…

    Ancak Havzadaki sel felaketi üzerine daha iyi bir performans beklerdik kendilerinden…

    Yine de geç kalmış sayılmazlar!

    ***

    Her neyse…

    Geçenlerde Samsunspor maçının devre arasında

    Sayın Vali Orhan Tavlı ile bir süre ayaküstü konuştuk…

    Dahası, üzerimde kalsın diye, verilen selamları teslim ettim kendisine…

    ***

    Olay şöyle…

    Birkaç ay önce

    Uluslararası Basın Konfederasyonu olarak

    İçişleri Bakanlığının da desteğiyle Çanakkale’de

    Marmara Bölge Medya Çalıştayı’nı yaptık…

    Görseniz Çanakkale nasıl güzel…

    Her gittiğimiz yeri Samsun’la kıyaslıyoruz!

    3-4 gün kadar oradaydık…

    Samsun’dan geldiğimizi öğrenen herkes Sayın Vali Orhan Tavlı’yı sordu…

    Vali Tavlı Samsun’dan önce Muğla ve Çanakkale’de valilik yapmıştı…

    Sayın Valimizin itibarı üzerine…

    Bize de bir ilgi, bir alaka…

    Allah Allah!

    ***

    Valimizi öve öve bitiremediler…

    Çanakkale Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

    Hafize Akıncı başta olmak üzere…

    Gazeteciler…

    Sonra gittiğimiz otelin sahibi, O da Rizeli…

    Turgay Kılıç beyler…

    Selam söylediler…

    Aldım topladım selamları…

    Gazeteci arkadaşlara da şaka yollu;

    “O kadar iyi Valiyi neden bize gönderdiniz” dedim…

    Önce anlamadılar ama sonra gülüştüler!

    ***

    Vali beye de anlattım bunu…

    “Çanakkale’de ve Muğla’da iyi işler yaptık” dedi…

    “Samsun oralara benzemez!” dedim…

    “Yaptıklarımızı görmüyorsunuz” dedi…

    “Basın işine gelmeyeni görmez!” dedim. Gülüştük…

    ***

    Laf arasında Sayı Vali,

    “Samsun Sanayi Kenti” demez mi?!

    Bu kez şaşırma sırası bendeydi…

    Çünkü, Sanayi ile Tarım ve Turizm pek birbirlerini sevmez…

    ***

    Samsun için "sanayi kenti" demek,

    Bursa veya Kocaeli ile kıyaslandığında sadece bir iddia olarak kalır…

    Ancak "Bölgesel Sanayi Merkezi" tanımı isabetli olabilir…

    Bu anlamda Samsun Karadenizin lideri sayılır...

    ***

    Sayın Valimize bunları anlatmak elbette bize düşmez…

    Samsun'un kimliğini tanımlamak,

    şehri sadece tek bir kalıba sığdırmak yerine

    sahip olduğu potansiyelleri doğru tartmak gerekir…

    Eldeki veriler ve güncel ekonomik tablo ortada.

    Bu tablo Samsun'un bir "geçiş" ve "denge" şehri olduğunu gösterir!

    ***

    Bafra ve Çarşamba Ovaları…

    Türkiye'nin en verimli iki büyük deltasına sahip olan Samsun,

    tarımsal üretim kapasitesiyle ülkenin gıda ambarlarından biridir.

    Sanayi şehirleri genellikle tarım alanlarını kaybederken, Samsun bu iki gücü, yani sanayi ve tarımı bir arada yürütmeye çalışan nadir illerdendir.

    O yüzden ille de sanayi diye tutturmak riskli olabilir!

    ***

    Samsun'u asıl özel kılan, Karadeniz'in tek "dört ulaşım aksına" (Hava, Kara, Deniz, Demiryolu) sahip şehri olmasıdır.

    Sanayi verilerinde Karadeniz birincisi olması küçümsenemez bir başarıdır, Ancak bu sanayinin "Tarım ve Lojistik" ile desteklenmesi Samsun'u Marmara'daki yoğun sanayi illerinden ayırarak daha sürdürülebilir bir model sunar.

    ***

    Unutmamak gereken bir şey de şu:

    Sanayi demek bir anlamda “kirlilik” demektir!

    Başımıza bela edilen iki Mobil Santrali daha unutmadık…

    ***

    Ayrıca Toros Gübrenin yarattığı atıklar dağ gibi duruyor…

    Maça gidenler bunu bilir…

    Tekkeköylüler bu kirli atıklar yüzünden denizi dahi göremiyor...

    Gördüğümüz kadarıyla buna “dur” diyen biri de yok!

    ***

    Öte yandan

    Çarşamba Biokütle Santrali ovayı kirletmeye devam ediyor.

    Üstelik bunu da Kocadağ Ormanlarını yok ederek yapıyorlar!

    O santralde yakılan odun için Kocadağ’ı yok ediyorlar!

    Hemen burnumuzun dibinde bu felaket yaşanıyor…

    “Gençleştirme çalışması” adı altında…

    Ya da “Yangın yolu açıyoruz” diyerek yapıyorlar bunu…

    Her gün kesilen ağaçlar TIR’larla Çarşamba’ya taşınıyor…

    Elimde belgeleri de var!

    İlk fırsatta bunu masaya yatıralım!

    Sevgiyle kalın…

    ***

" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }