Soma maden faciası 12. yılında Samsun'da anıldı
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Samsun İl Temsilciliği ve KESK Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası Samsun Şubesi, Soma’daki maden faciasının 12. yıl dönümünde ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, hayatını kaybeden 301 maden emekçisi anıldı, adalet talebi yinelendi.
Soma’nın Eynez/Karanlıkdere yeraltı kömür ocağında 13 Mayıs 2014’te saat 15.30 sıralarında meydana gelen iş cinayetinde, aralarında 5 maden mühendisinin de bulunduğu 301 maden emekçisi hayatını kaybetti. Facianın 12. yılında TMMOB Maden Mühendisleri Odası Samsun İl Temsilciliği ve KESK Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası Samsun Şubesi ortak bir basın açıklaması yayımladı.
'ACIMIZ HALEN SOĞUMAMIŞTIR'
Ortak açıklamada, facianın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen acının halen taze olduğu belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Ruhsatı TKİ’ye ait olan ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen Eynez/Karanlıkdere yeraltı kömür ocağında, tam 12 yıl önce 13 Mayıs 2014 saat 15:30 sıralarında meydana gelen iş cinayetinde aralarında 5 maden mühendisinin de bulunduğu 301 maden emekçisi hayatını kaybetmiştir. Facianın 12. yılında acımız halen soğumamıştır ve sorumlular hak ettiği cezayı alana kadar da soğumayacaktır.”
Açıklamada, hayatını kaybeden maden emekçilerinin bir kez daha saygıyla anıldığı belirtilirken, “Anıları mücadelemizde yaşamaya devam edecektir” denildi.
'UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ'
Bildiride, facianın hemen ardından verilen söz hatırlatılarak şunlar kaydedildi:
“Tam 12 yıl önce burada söz verdik. ‘Unutmayacağız, Unutturmayacağız’ dedik. ‘Unutursak Kalbimiz Kurusun’ dedik. Bugün buraya sözümüzü tutmaya geldik.”
Açıklamada, Soma’nın unutulması durumunda İliç, Amasra, Ermenek, Siirt, Elbistan, Kozlu, Karadon ve diğer faciaların yaşanmaya devam edeceği vurgulandı.
'ADALET DİYE HAYKIRDIK'
Açıklamada, 12 yıl önce meydanlarda ‘ADALET’ pankartı açıldığı hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
“Tam 12 yıl önce meydanlarda tek kelimelik ‘ADALET’ pankartı açtık. ‘ADALET’ diye haykırdık. Çünkü biz maden mühendisleri günah keçisi ilan edildik. Facianın tam ortasına bırakıldık. Ölen bizdik, yargılanan bizdik, bilirkişi bizdik, denetleyen bizdik. Maden işçi ve emekçilerinin bir parçası olarak sistemin kurbanıydık, sömürülen ve ezileniydik.”
Bildiride, faciadan sonra gerçek sorumlulara hiçbir dava açılmadığı belirtildi. Zamanın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın kahraman ilan edildiği, Yargıtay kararı ile şirket sahiplerinin, Danıştay kararı ile TKİ ve MAPEG Genel Müdürleri ile yardımcılarının yargılanmalarına izin verilmediği ifade edildi.
'SORUMLULUK MADEN MÜHENDİSLERİNE ÇIKARILDI'
Açıklamada, sorumluluğun maden mühendislerine çıkarıldığı vurgulanarak şunlar kaydedildi:
“Sorumluluk maden mühendislerine çıkarıldı. Maden mühendisleri günah keçisi ilan edildi, yargı önüne çıkarıldı. Bu nedenle ADALET dedik ve demeye devam edeceğiz.”
Bildiride, Türkiye’nin çalışma yaşamında düşük ücret ve uzun çalışma saatleri uygulandığı, izin ve ara dinlenme sürelerinin çoğu zaman kullandırılmadığı belirtildi. Üretim baskısı ve zorlaması, denetimlerin yeterince yapılmaması, yasal mevzuatın uygulanmaması, cezasızlık, örgütlenmenin engellenmesi, özelleştirme, taşeronlaştırma ve esnekleştirmenin yaygınlaştığı ifade edildi.
'İŞ GÜVENLİĞİ MALİYET UNSURU OLARAK GÖRÜLÜYOR'
İşçi Sağlığı ve Güvenliği önlemlerinin işverenler tarafından maliyet unsuru olarak görüldüğü belirtilen açıklamada şu tespitlere yer verildi:
“Maliyetlerin olabildiğince düşürülmesini, kârın en üst seviyeye çıkarılmasını, İşçi Sağlığı ve Güvenliği önlemlerinin alınmamasını teşvik eden bu düzen, ucuz emek sömürüsüne dayalı bir rejim yaratmaktadır.”
Açıklamada, siyasal iktidar tarafından uygulanan emek rejiminde üretim alanlarının, Soma örneğinde olduğu gibi taşeronlaştırma yoluyla piyasaya açıldığı belirtildi. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’yla oluşturulan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi aracılığıyla İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği hizmetlerinin de piyasalaştırıldığı ifade edildi.
'SOMA FACİASI HUKUK SİSTEMİNİN DE BİR SONUCUDUR'
Bildiride, Soma Faciası’nın yalnızca AKP iktidarının emek ve emekçi politikalarının değil, aynı zamanda emeğe karşı sermayeyi, emekçilerin yaşamına karşı kâr ve rantı koruyarak siyasi iktidara biat eden hukuk sisteminin de bir sonucu olduğu belirtildi.
Açıklamada, dava süreci boyunca yaşananlar ve mahkemenin verdiği kararların, 301 madencinin acısı üzerine adaletsizlik ve haksızlık duygusunun daha da büyümesine neden olduğu ifade edildi. Kamu görevlilerinin yargılandığı davada istinaf mahkemesinin zamanaşımı kararı vererek dosyayı kapatması, Soma’da yaşanan büyük iş cinayetinde kamu sorumluluğunun yargı eliyle görünmez kılınmasının yeni bir örneği olarak değerlendirildi.
'HER YIL YAKLAŞIK 7 SOMA FACİASI YAŞANIYOR'
Odanın, Soma iş cinayeti sürecinde olduğu gibi bugün de iş cinayetlerinin bir daha yaşanmaması için tüm kamuoyunu duyarlılığa çağırdığı belirtilen açıklamada, şu değerlendirmeye yer verildi:
“Ancak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre ülkemizde her yıl yaklaşık 7 Soma faciası yaşanmaktadır. O günden bugüne nice çalışmalar yürütüldü, nice yönetmelik değişiklikleri yapıldı ve birçok rapor hazırlandı ama tüm bunlar halen işçilerin sağlıklı ve güvenli ortamlarda çalışmasını maalesef sağlayamamıştır.”
'CAN KAYIPLARINI ÖNLEMEYİ ESAS ALAN POLİTİKALAR'
Açıklamanın sonunda iktidara çağrıda bulunularak şu ifadelere yer verildi:
“İktidara çağrımız; iş yaşamında sermaye sahiplerinin taleplerini değil can kayıplarını önlemeyi esas alan politikaların hayata geçirilmesi, işçilerin sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışmasını sağlayacak, madencilikte bilim, teknik ve mühendislik ilkelerine uygun çalışma ortamlarının oluşturulmasıdır.”
Bildiri, “Soma’nın acısını unutmadık, unutturmayacağız! Soma için adalet!” çağrısıyla son buldu. Açıklama TMMOB Maden Mühendisleri Odası Samsun İl Temsilciliği ve KESK Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası Samsun Şubesi imzalarıyla yayımlandı.
Samsun OLAY