Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Samsun'da toplandı

Samsun OLAY 9 Nisan 2026
Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Samsun'da toplandı. Toplantının ardından yapılan açıklama şöyle: "Samsun Tabip Odası ev sahipliğinde Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi toplandı. Toplantı Karadeniz Bölgesi Tabip Odaları ve Samsun’daki demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda “Eti Bakır Yeni Dolgu Sahası ve Sağlığa Etkileri” başlıklı panelde Samsun’daki çevre sorunları değerlendirilmiştir. Konu ile ilgili basın açıklamamız aşağıdadır. Samsun’da Eti Bakır İşletmesi tarafından yapılması planlanan ve kimyasal depolama alanı olarak kullanılacağı belirtilen dolgu sahası, hem halk sağlığı hem de kent ekosistemi açısından ciddi ve geri dönüşü olmayan riskler taşımaktadır. Bu nedenle kamuoyunu bilgilendirmek ve yetkilileri gerekli önlemleri almaya davet etmek sorumluluğumuzdur. Önerilen sahada depolanacağı belirtilen kimyasal maddeler; soluma, cilt teması ve su kaynakları üzerinden çevreye yayılabilme potansiyeline sahiptir. Bu maddelerin kontrolsüz yayılımı özellikle: • Solunum yolu hastalıklarında artışa, astım, KOAH ve alerjik reaksiyonların tetiklenmesine, • Ağır metal birikimine bağlı nörolojik ve gelişimsel sorunlara, • Uzun vadede kanserojen etkilerin ortaya çıkmasına, • Kronik böbrek ve karaciğer hastalıklarının artmasına neden olabilmektedir. Depolama sahasının yerleşim alanlarına, içme suyu kaynaklarına ve tarım arazilerine yakınlığı riskin boyutunu daha da artırmaktadır. Kimyasal sızıntılar veya buharlaşma yoluyla yayılacak uçucu organik bileşikler, bölge halkı için sürekli bir maruziyet kaynağına dönüşme riski taşımaktadır. Bu dolgu sahasının kurulması, yalnızca bireysel sağlık sorunları yaratmakla kalmayıp kentsel yaşam kalitesini ve çevresel sürdürülebilirliği de tehdit etmektedir: • Yeraltı suyuna sızıntı riski: Kimyasal depolama alanlarında en büyük tehlike, geçirimsizlik bariyerlerinin hasar görmesi veya zamanla işlevini yitirmesiyle kirleticilerin su kaynaklarına karışmasıdır. Bu durum hem içme suyunu hem de tarımsal sulamayı tehdit edecektir. • Toprak kirliliği: Ağır metaller ve toksik bileşikler toprakta yıllarca kalabilir, bitkisel üretimi etkileyebilir ve gıda zinciri üzerinden insan sağlığına ulaşabilir. • Hava kalitesinin bozulması: Depolanan kimyasallardan kaynaklanan uçucu maddeler, kentin hava kalitesini düşürerek özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler için ciddi risk oluşturabilir. • Ekosistem tahribatı: Bölgedeki flora ve fauna üzerinde kalıcı hasarlar meydana gelebilir, su ekosistemlerinde biyolojik çeşitlilik azalabilir. Halk sağlığını doğrudan ilgilendiren bu tür yatırımlar; yalnızca ekonomik verimlilik açısından değil, bilimsel risk değerlendirmesi, sürdürülebilirlik ve halkın katılımı ilkeleri gözetilerek planlanmalıdır. Bu nedenle: • Planlanan kimyasal depolama sahası için bağımsız, şeffaf ve gerçekçi bir Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci yürütülmelidir. • Halk sağlığı uzmanları, çevre bilimciler ve meslek odaları sürecin içine dahil edilmelidir. • Depolanacak kimyasalların türü, miktarı, risk profili ve acil durum senaryoları kamuoyuyla açık şekilde paylaşılmalıdır. • Kentin hava, su ve toprak kalitesini sürekli izleyen bağımsız bir izleme sistemi kurulmalıdır. • Bölge halkının görüşü alınmadan ve sağlık riskleri giderilmeden bu projenin hayata geçirilmemesi gerekmektedir. Samsun’un geleceği, halkın sağlığı ve yaşam kalitesi, kısa vadeli endüstriyel kazançların üzerinde tutulmalıdır. Toplumun sağlığını tehdit eden hiçbir proje kabul edilemez. TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ KARADENİZ BÖLGESİ TABİP ODALARI