Türkiye’nin Tarım Hazinesi Leonardit: Çarşamba Ve Bafra Ovaları İçin Umut Olabilir

Samsun OLAY 18 Mayıs 2026
Türkiye tarımı kimyasal gübre bağımlılığı ve artan maliyetlerle boğuşurken yerli leonardit potansiyeli giderek daha fazla konuşuluyor. Araştırmacı Enver Abdullah Baltaş, Samsun’un verimli ovaları Çarşamba ve Bafra için de umut olabilecek bu doğal kaynağı değerlendiriyor.

Türkiye tarımı, artan gübre maliyetleri, küresel enerji krizi, su stresi, kuraklık ve iklim değişikliği nedeniyle son yılların en kırılgan dönemlerinden birinden geçiyor. Özellikle kimyasal gübre fiyatlarındaki sert yükseliş, üretim maliyetlerini tarihi seviyelere taşırken çiftçiler daha sürdürülebilir ve yerli çözümlere yönelmeye başladı. Tam da bu süreçte yeniden gündeme gelen başlıklardan biri ise leonardit oldu.

Samsun tarımı denildiğinde akla ilk gelen Çarşamba ve Bafra ovaları geliyor. Türkiye’nin en verimli tarım arazileri arasında gösterilen bu ovalarda yıllardır çeltikten mısıra, sebzeden meyveye kadar onlarca ürün yetiştiriliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri tarafından Samsun’un Bafra, Çarşamba, Terme, Kavak ve Havza ilçelerinde ceviz, aronya, kivi, buğday, çeltik, soya, şekerpancarı ve kavak üretimi yapan çiftçilere yönelik projeler yürütüldüğü biliniyor. İşte tam da bu noktada leonardit, Samsun tarımının geleceği açısından kritik bir önem taşıyor.

LEONARDİT NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?


Milyonlarca yıl önce yer altında kalan organik materyallerin doğal dönüşümüyle oluşan leonardit, içerdiği yüksek humik ve fulvik asit nedeniyle yalnızca tarım sektöründe değil; iklim değişikliği, karbon yönetimi, su verimliliği ve sürdürülebilir tarım tartışmalarında da dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre leonarditin toprağa sağladığı faydalar şöyle sıralanıyor:

· Toprağın su tutma kapasitesini artırarak kuraklığa karşı direnç sağlıyor
· Toprağın havalanma özelliğini geliştirerek kök gelişimini destekliyor
· Kimyasal gübrelerin verimliliğini artırarak daha az gübre ile daha fazla ürün alınmasını sağlıyor
· Toprağın pH dengesini düzenleyerek besin maddelerinin bitki tarafından alınabilir hale gelmesine yardımcı oluyor
· Mikroorganizma aktivitesini teşvik ederek toprağın doğal yapısını güçlendiriyor

TOPRAĞIN HAFIZASINI YENİDEN CANLANDIRMAK GEREKİYOR’

Doğa ve toprak çalışmalarıyla bilinen araştırmacı Enver Abdullah Baltaş, yaklaşık 12 yıldır leonardit ve toprak biyolojisi üzerine araştırmalar yürütüyor. Baltaş, Türkiye’de birçok tarım toprağının kritik organik madde kaybı yaşadığına dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre Türkiye’de bazı tarım alanlarında organik madde oranı yüzde 1’in altına kadar gerilemiş durumda. Bu tablo ise:

· Toprağın su tutma kapasitesini düşürüyor
· Kuraklık stresini artırıyor
· Verim kayıplarına yol açıyor
· Bitkinin besin elementlerine erişimini zorlaştırıyor
· Kimyasal gübre bağımlılığını büyütüyor

Baltaş’a göre çözüm, toprağın doğal biyolojik yapısını yeniden güçlendirmekten geçiyor. Araştırmacı, leonardit kaynaklı humik asitlerin toprağın biyolojik hafızasını yeniden aktive edebileceğini savunuyor.

AFŞİN-ELBİSTAN LEONARDİTİ İÇİN DİKKAT ÇEKİCİ ANALİZLER

Enver Abdullah Baltaş’ın özellikle dikkat çektiği bölgelerin başında Kahramanmaraş Afşin-Elbistan havzası geliyor. Baltaş’a göre bu bölgedeki rezervler yalnızca Türkiye için değil, dünya ölçeğinde stratejik kalite potansiyeli taşıyor.

Yapılan analiz raporlarında:

· Toplam humik + fulvik asit oranı: yüzde 64,38
· Organik madde oranı: yüzde 70,67
· pH değeri: 6,08
· Kireç oranı: yüzde 2,28
· Nem oranı: yüzde 32,79

Uzmanlara göre özellikle yüzde 64,38 seviyesindeki humik ve fulvik asit oranı dikkat çekici bulunuyor. Akademik çalışmalarda yüksek kaliteli leonarditlerde bu oranın genellikle yüzde 40 ile yüzde 90 arasında değiştiği belirtiliyor.

LEONARDİT NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ GÖRÜLÜYOR?

Uzmanlara göre leonarditi stratejik hale getiren temel unsur, toprağın biyolojik yapısı üzerindeki etkisi. Bilimsel değerlendirmelere göre yüksek humik asit:

· Toprağın katyon değişim kapasitesini artırabiliyor
· Besin elementlerini bağlayıp kontrollü salınım sağlayabiliyor
· Mikrobiyal yaşamı güçlendirebiliyor
· Kök gelişimini destekleyebiliyor
· Toprakta karbon tutulmasına katkı sunabiliyor

Özellikle kuraklık riskinin büyüdüğü bölgelerde su tutma kapasitesini artırabilmesi, leonarditi iklim krizine karşı önemli araçlardan biri haline getiriyor.

TÜRKİYE GÜBREDE NEDEN DIŞA BAĞIMLI?

Teknik analizlere göre Türkiye, kimyasal gübre hammaddesinin yaklaşık yüzde 95’ini ithalat yoluyla karşılıyor. 2023 yılında gübre ithalatı için yaklaşık 2,38 milyar dolar ödeme yapıldığı belirtiliyor.

Uzmanlara göre leonardit doğrudan kimyasal gübrenin yerine geçmese de:

· Gübre kullanımını azaltabiliyor
· Topraktaki mevcut besinleri aktif hale getirebiliyor
· Verim kaybını azaltabiliyor
· Toprak biyolojisini destekleyebiliyor

Bazı teknik hesaplamalarda leonardit kullanımının yaygınlaşması halinde yıllık yüz milyonlarca dolarlık dövizin ülkede kalabileceği ifade ediliyor.

TARIM TOPRAKLARINI KORUMAK MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ

Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı Proje Yürütücüsü Murat Mengüloğlu, “Toprak ve su kaynakları sınırsız değil. Dolayısıyla tarım topraklarını korumak, milli güvenlik meselesi. Avrupa'da her yıl Berlin büyüklüğünde bir tarım arazisi yok oluyor. Ülkemizde ise Hollanda büyüklüğünde bir tarım arazisi yok oldu” uyarısında bulunuyor.

Samsun özelinde konuya bakıldığında ise, Çarşamba ve Bafra ovalarının korunması ve verimliliğinin artırılması hayati önem taşıyor. Bu noktada, TKİ-HÜMAS projesi kapsamında yürütülen çalışmalar Samsun için de umut verici. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde sıvı hümik asit dağıtım toplantısının yapıldığı, proje kapsamında Samsun’un Bafra, Çarşamba, Terme, Kavak ve Havza ilçelerinde ceviz, aronya, kivi, buğday, çeltik, soya, şekerpancarı ve kavak üretimi yapan 11 çiftçiye 680 litre hümik asitin ücretsiz dağıtıldığı bilgisi de dikkat çekiyor.

‘PİYASADAKİ HER ÜRÜN AYNI DEĞİL

Enver Abdullah Baltaş’ın dikkat çektiği önemli başlıklardan biri de kalite farkları. Araştırmacıya göre piyasada “leonardit” adıyla satılan her ürün aynı içeriğe sahip değil.

Uzmanlar çiftçilerin mutlaka:

· Analiz raporu istemesi
· Humik ve fulvik asit oranlarını incelemesi
· Organik madde seviyesine dikkat etmesi
· Ağır metal analizlerini kontrol etmesi
· Kireç oranlarını değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor.

ÜNİVERSİTE ARAŞTIRMALARI NE DİYOR?

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin taze fasulye üzerine yaptığı araştırmalarda sıvı leonardit uygulamalarında yüzde 45 ila yüzde 216, katı leonardit uygulamalarında ise yüzde 91 ila yüzde 286 oranında verim artışı gözlendiği bildirildi. Bingöl Üniversitesi’nde yapılan çalışmalarda ise leonardit ile kimyasal gübrelerin birlikte kullanımının mısır ve domates üretiminde olumlu sonuç verdiği belirtildi.

Samsun OLAY

" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }